google-site-verification=aXLqNdR2bV6zNjKqlkR4SgcmX2dfFeDg0jJi9elDBpE
Advert

Fatih Ve Antalya’daki Ölümler Werther Etkisini Akıllara Getirdi

Fatih'te siyanürle yaşamlarına son veren kardeşlerden sonra bir toplu ölüm haberi de Antalya'dan geldi. Bu durum akıllara Werther etkisini getirdi.

Fatih Ve Antalya’daki Ölümler Werther Etkisini Akıllara Getirdi
Fatih Ve Antalya’daki Ölümler Werther Etkisini Akıllara Getirdi Savaş Tığlı

İstanbul Fatih’te 4 kardeşin siyanür içerek yaşamlarına son vermesinden sonra Antalya’da da Şimşek ailesi evlerinde ölü olarak bulundu. İki farklı şehirde yaşayan iki ailenin de evlerinde kimyasal bulunması sonrası ise akıllara ‘İntihar bulaşıcı mı?’ sorusunu getirdi.

Benzer ölüm vakalarının toplumu etkilediğini belirten Prof Dr. Şahika Yüksel, “Konunun uzmanlarını daha çok korkutan ve düşündüren bir olay bu. Maalesef yüzyıllar boyu çeşitli şekillerde örneğine rastladığımız intihar ya da toplu ölüm vakalarının diğer insanları etkilemesi, bir diğer adıyla Werther etkisini düşündürdü bize.” ifadelerini kullandı.

“MEDYAYA BÜYÜK GÖREV DÜŞÜYOR”

Bu konu ile alakalı olarak medyaya büyük görev düştüğünü söyleyen Psikolog Özge Öztaşçı, bu tarz haberlerin yayınlanmasının belirli kriter ve koşullar altında olması gerektiğini savundu. Konu ile ilgili olarak Sözcü’den Sibel Güleysöyler’e değerlendirmeler yapan Öztaşçı, bu tarz toplu ölüm vakalarına daha önce de rastlanıldığını belirterek, “Sevilen bir ünlünün ya da bir karakterin intiharı toplumda belli bir süreliğine intihar oranlarını arttırmıştır, bu vakanın da gerek medyanın tutumu gerek benzer koşulları yaşayan insanların empati kurabilmesinin kolay olması sebebiyle kendi başına bir fenomen haline geldiğini görüyoruz. Bu konuda en büyük iş medyaya düşüyor, bazı ülkelerde olduğu gibi bizim ülkemizde de bu tarz intihar haberlerinin yayınlanması belli kriter ve koşullar altında olmalı, medya haberin ayrıntılarına fazla yer vermemeli ve insanların yararlanabileceği yardım kanallarını (ruh sağlığı çalışanları, psikolojik yardım merkezleri vb.) her zaman hatırlatılmaya çalışılmalıdır.” dedi.

“İNTİHARLARIN ALTINDA BİRÇOK PSİKİYATRİK RAHATSIZLIK YATIYOR”

Konu ile bir başka uzman olan İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Prof. Dr. Mert Savrun’un da fikirlerine yer verildi ve Savrun, intiharın önemli bir toplum sağlığı sorunu olduğunu belirtti. Savrun, etik olarak ve insan mahremiyetine saygı açısından bunu doğru bulmuyorum dedi ve “Ama toplumu bilgilendirmek için genel olarak intihar hakkında birkaç şey söylemek isterim. İntihar önemli bir toplum sağlığı sorunudur. Hemen her toplumda, her sosyoekonomik grupta görülebilir. Ölümle sonuçlanan intaharlar daha çok erkeklerde görülür. İntiharların çoğunun altında tedavi edilmemiş başta depresyon olmak üzere birçok psikiyatrik rahatsızlık yatıyor.” ifadelerine yer verdi. Savrun görüşlerinin devamında ise bazı hayat olaylarının da intiharı tetikleyebileceğini belirterek, “ntiharlardaki en önemli faktör umutsuzluktur. Yalnızlık, iş kaybı, sosyal desteğin azlığı, şiddet görme, maddi sorunlar gibi çeşitli faktörler umutsuzluğu arttıracağı için kriz anlarında intihara sebep olabilir. Yine intihar haberlerinin medyada yaygın yer alması da intihar düşüncesinin eyleme dönüşmesine sebep olabilir.” dedi.

Werther etkisi nedir?

Werther etkisi, sosyolog David Phillips‘in intiharın yarattığı taklit edilme etkisini tanımlamak için 1974 yılında ortaya attığı bir terimdi. Bu isim, Alman yazar Wolfgang von Goethe tarafından yazılan “Genç Werther’in Acıları” adlı romandan geliyor. Bu kitabın baş kahramanı en sonunda aşkı uğruna intihar eder.

Bu kitap öyle bir “başarı” yakaladı ki yayınlandıktan kısa bir süre sonra 1774’te yaklaşık 40 tane genç Werther’inkine benzer bir şekilde yaşamına son verdi. Bu tuhaf ve korkunç vaka, İtalya ve Danimarka gibi bazı ülkelerde kitabın yasaklanmasıyla sonuçlandı.

Phillips benzer olaylara dayanarak, 1947 ile 1968 yılları arasında bir araştırma yürüttü ve bazı açıklayıcı fakat rahatsız edici bilgilere ulaştı. Keşfettiğine göre, The New York Times ne zaman ünlü bir figürün intihar hikayesini yayınlasa sonraki ay intihar oranı neredeyse %12 artıyordu. 

Bunun benzeri örnekler günümüze kadar görülmeye devam etti. 2017’nin ortalarında Kanada, bazı trajik etkiler yaratabileceğine karar vererek “Ölmek İçin 13 Sebep” adlı diziyi yasakladı. Hatta Dünya Sağlık Örgütü, gazetecilere rehber olması için intihar içeren haberleri nasıl yansıtmaları gerektiğini anlatan bir belge bile hazırladı.

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
KETOB'tan konaklama vergisi önerisi
KETOB'tan konaklama vergisi önerisi
Başkan Böcek'ten DTB'ye ziyaret
Başkan Böcek'ten DTB'ye ziyaret